SGK Kanser İlacı Davası ve İhtiyati Tedbir Rehberi (Akıllı İlaç ve İmmünoterapi Bedelinin İadesi)

Hukuki İnceleme & Denetim: Bu rehber, avukatlarımız tarafından yürürlükteki yasal mevzuat, kanun hükümleri ve güncel yargı içtihatları doğrultusunda titizlikle denetlenerek hazırlanmıştır.
SGK kanser ilacı davası ve akıllı ilaç ihtiyati tedbir rehberi
Özet Bilgi
SGK tarafından karşılanmayan akıllı kanser ilaçları ve immünoterapi için İş Mahkemesi teminatsız ihtiyati tedbir süreci, dava dilekçesi ve para iadesi rehberi.

Hukuki Özet: Akıllı İlaç ve İmmünoterapi Karşılama Süreci

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), yeni nesil immünoterapi ve akıllı kanser ilaçlarını (örneğin Pembrolizumab, Nivolumab, Atezolizumab, Lenvatinib vb.), Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) EK-4/A listesinde yer almadığı veya listedeki kısıtlayıcı şartları karşılamadığı gerekçesiyle idari olarak reddedebilmektedir. Ancak Anayasa ile teminat altına alınan yaşam ve sağlık hakkı ile normlar hiyerarşisi ilkesi uyarınca, hekimce tıbben zorunlu görülen ve Sağlık Bakanlığı TİTCK onayı bulunan ilaçların yargı kararıyla Kurumca karşılanması sağlanabilmektedir.

  • Görevli Yargı Kolu: SSK (4/a), Bağ-Kur (4/b) ve 2008 sonrası memurlar için İş Mahkemesi; 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu kapsamındaki kamu görevlileri ve memur emeklileri için ise İdare Mahkemesi görevlidir.
  • Acil Yargısal Koruma: Kanser tedavisinde kesinti hayati tehlike doğurabileceğinden, İş Mahkemelerinde HMK m. 389 vd. uyarınca teminatsız ihtiyati tedbir; İdare Mahkemelerinde ise İYUK m. 27 uyarınca yürütmenin durdurulması talep edilerek ilacın dava süresince karşılanması amaçlanır.
  • Geçmiş Kürlerin İadesi (İstirdat): Dava tarihine kadar hastanın kendi cebinden borçlanarak ödediği ilaç bedelleri, fatura ve uygulama tutanakları dosyaya sunularak yasal faiziyle birlikte Kurumdan geri talep edilir.

Kanser teşhisiyle mücadele eden hastalar ve aileleri için tıbbın sunduğu en önemli kazanımlardan biri hedefe yönelik akıllı moleküller ve immünoterapi tedavileridir. Geleneksel kemoterapilerin yetersiz kaldığı veya hastalığın ilerleme (progresyon) gösterdiği ileri evre kanser türlerinde, onkoloji hekimleri tarafından reçete edilen bu ilaçlar hastaların yaşam süresini ve kalitesini doğrudan etkileyen hayati niteliktedir. Buna karşılık, bir kürlük maliyeti yüz binlerce lirayı bulan akıllı kanser ilaçlarının temini, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun bürokratik engelleri ve bütçe politikaları nedeniyle ciddi mağduriyetler yaratmaktadır.

SGK, bizzat Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) tarafından kullanımı uygun bulunan ve hastanın tek kurtuluş umudu olan bu ilaçları, Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kısıtlamalarına dayanarak karşılamaktan imtina edebilmektedir. Bu ret işlemleri karşısında Türk yargısı, Anayasa’nın yaşam hakkını teminat altına alan amir hükümleri ve yerleşik içtihat standartları doğrultusunda kanser hastalarını koruyan net bir hukuki kalkan oluşturmuştur. Bu rehberde; SGK kanser ilacı davasının anatomisi, İş Mahkemesi ve İdare Mahkemesi ayrımı, teminatsız ihtiyati tedbir ve yürütmenin durdurulması mekanizmaları, geçmiş faturaların iadesi ve uygulamada yapılan kritik usul hataları detaylı olarak incelenmiştir.

Akıllı İlaç ve İmmünoterapide SGK Ret Gerekçesi (SUT Kısıtlamaları ve Normlar Hiyerarşisi)

Kanser hastalarının onkoloji kliniklerinde aldıkları tedavi planları, son yıllarda klasik kemoterapi protokollerinin ötesine geçerek hedefe yönelik tedavilere odaklanmaktadır. İmmünoterapi (vücudun bağışıklık sistemini tümör hücrelerine karşı harekete geçiren ajanlar) ve hedefe yönelik akıllı küçük moleküller, kanserli hücrenin genetik mutasyonlarını bloke ederek tümörün büyümesini durdurabilmektedir. Ancak bu ilaçların büyük bölümü, SGK’nın yayımladığı Sağlık Uygulama Tebliği’nin (SUT) EK-4/A “Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesi”nde yer almamakta veya sadece birkaç spesifik kanser türüyle sınırlandırılmaktadır.

SGK Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezlerine (SSGM) yapılan başvurularda Kurum, matbu gerekçelerle ret işlemi tesis etmektedir. Kurum ret yazılarında genel olarak;

  • Talep edilen ilacın SUT EK-4/A Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesi’nde bulunmadığı,
  • İlacın SUT’un 4.2.14 maddesinde yer alan özel düzenlemeler kapsamında yalnızca belirli tanılarda (örneğin yalnızca metastatik melanom veya küçük hücreli dışı akciğer kanseri gibi dar alanlarda) ödenebileceği,
  • Hastanın tanısının bu listedeki endikasyonlarla tam örtüşmediği veya hastanın yatarak tedavi görmediği

öne sürülerek talep “Merkezimizce yapılacak bir işlem bulunmamaktadır” denilerek geri çevrilmektedir.

Oysa hukuk düzeninde Normlar Hiyerarşisi İlkesi geçerlidir. Hiyerarşik olarak Anayasa en üstte yer alır; bunu usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel haklara ilişkin uluslararası sözleşmeler (AİHS), kanunlar, tüzükler, yönetmelikler ve en altta idari tebliğler izler. T.C. Anayasası’nın 17. maddesi “Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir” hükmünü amirdir. Anayasa’nın 56. maddesi ise devletin herkesin hayatını beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamakla yükümlü olduğunu ve genel sağlık sigortası sistemini bu amaçla tesis edeceğini açıkça düzenler.

Ayrıca 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 63. maddesi, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin hastalanmaları halinde sağlık hizmetlerinin, hekimin uygun gördüğü teşhis ve tedavi yöntemlerinin ve bu kapsamdaki ilaçların finansmanının Kurumca sağlanacağını emretmektedir. İdarenin çıkardığı alt düzey bir düzenleyici işlem olan Tebliğ (SUT) hükümleri; ne Anayasa’nın yaşam hakkı güvencesini ne de kanunun açık koruyucu hükümlerini daraltabilir veya ortadan kaldırabilir. Tıbben zorunlu olduğu kanıtlanan bir ilacın tebliğ listesinde bulunmaması, Kurumu anayasal ve yasal finansman ödevinden kurtarmaz.

Dava Öncesinde Tamamlanması Gereken Zorunlu 3 Tıbbi ve İdari Aşama

SGK aleyhine açılacak bir akıllı kanser ilacı davasının başarıya ulaşması ve mahkemeden kısa sürede ivedi koruma kararı alınabilmesi, dava öncesindeki tıbbi ve idari evrak zincirinin eksiksiz inşa edilmesine bağlıdır. Bu süreçte eksik bırakılan tek bir onay dahi davanın uzamasına ve hastanın ilaca erişiminin gecikmesine neden olabilir.

1. Aşama: Tıbbi Onkoloji Sağlık Kurulu Raporu

Sürecin ilk ve en temel adımı, hastanın tedavisini yürüten tam teşekküllü bir eğitim ve araştırma hastanesi, üniversite hastanesi veya şehir hastanesinin Tıbbi Onkoloji Kliniği’nden alınacak heyet raporudur. Bu raporda şu unsurların tartışmasız şekilde yer alması şarttır:

  • Hastanın evresi, patoloji ve moleküler genetik analiz sonuçları (MSI-H, MSI-S, PD-L1, BRAF vb. biyobelirteç bulguları),
  • Daha önce uygulanan birinci ve ikinci basamak standart sistemik kemoterapi kürleri ve bu tedavilere rağmen hastalığın ilerlediği (progresyon ve metastaz geliştiği),
  • Hastanın yaşam süresi ve sağlığı için talep edilen akıllı ilacın / immünoterapinin (etken madde ve ticari ismiyle) kullanılmasının hayati ve zorunlu olduğu,
  • İlacın uygulanma dozu, yöntemi ve periyodu (örneğin: 21 günde bir 200 mg intravenöz infüzyon veya günlük oral dozaj).

2. Aşama: Sağlık Bakanlığı TİTCK Endikasyon Dışı İlaç Kullanım Onayı

Türkiye’de ruhsatlı olan ancak söz konusu kanser türünde prospektüs endikasyonu henüz tanımlanmamış veya yurt dışından getirtilmesi gereken ilaçlar için Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’na (TİTCK) başvuru yapılır. Bu başvuru hastanın onkoloji hekimi tarafından elektronik sistem üzerinden gerçekleştirilir.

TİTCK Farmakoloji ve Tıbbi Cihaz Komisyonu hastanın dosyasını inceleyerek ilacın kullanımını uygun bulduğunda resmi bir “Endikasyon Dışı İlaç Kullanım Onayı” düzenler. Bu belge, devletin en üst ilaç ve sağlık otoritesinin, söz konusu ilacın hastanın hastalığında tıbben faydalı ve gerekli olduğunu resmi olarak tasdik etmesi anlamına gelir. Yargılama aşamasında mahkeme nezdinde bu onay belgesi, yaklaşık ispat şartının en kuvvetli delilidir.

3. Aşama: SGK İl Müdürlüğüne / SSGM’ye İdari Başvuru

İlgili mevzuat uyarınca, Sosyal Güvenlik Kurumu’na karşı dava açılmadan önce Kuruma idari başvuruda bulunulması zorunlu bir usuli şarttır. İlgili Sağlık Kurulu Raporu, TİTCK Endikasyon Dışı Onay Belgesi ve reçeteler eklenerek SGK İl Müdürlüğü’ne veya ilgili Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi’ne (SSGM) doğrudan KEP (Kayıtlı Elektronik Posta) yoluyla veya iadeli taahhütlü dilekçeyle başvuru yapılır.

Dilekçede; ilacın tedavi süresince kesintisiz olarak, hiçbir fark ve katkı payı alınmaksızın Medula sistemine tanımlanarak karşılanması talep edilir. SGK bu başvuruya genellikle kısa sürede yazılı ret cevabı vermektedir. Ret cevabının tebliğiyle (veya yasal sürede cevap verilmemesiyle) birlikte idari başvuru şartı tamamlanmış olur ve ivedilikle dava açma imkanı doğar.

Görevli Yargı Kolunun Belirlenmesi: İş Mahkemesi mi, İdare Mahkemesi mi?

Kanser ilacı davalarında en sık yapılan ve telafisi imkansız zaman kayıplarına yol açan hataların başında görevli yargı kolunun yanlış seçilmesi gelmektedir. Kanser hastasının hangi mahkemede dava açacağı, hastanın sigortalılık statüsüne ve kamu görevine başlama tarihine göre değişkenlik gösterir:

1. İş Mahkemesi’nin Görev Alanı (4/a SSK, 4/b Bağ-Kur ve 2008 Sonrası 4/c Memurlar)

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 101. maddesi ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca; SSK (4/a) ve Bağ-Kur (4/b) sigortalıları ile 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği Ekim 2008 tarihinden sonra ilk defa memuriyete başlayan 4/c kamu görevlileri yönünden uyuşmazlıklar İş Mahkemesi‘nde görülür.

İş Mahkemesinde görülen davalarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) usul hükümleri uygulanır ve dava dilekçesiyle birlikte HMK m. 389 vd. uyarınca Teminatsız İhtiyati Tedbir kararı talep edilir.

2. İdare Mahkemesi’nin Görev Alanı (Mülga 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanunu Kapsamındaki Memurlar ve Emeklileri)

Ekim 2008 tarihinden önce memuriyete başlamış olan kamu görevlileri (devlet memurları, hakim-savcılar, askeri personel, akademisyenler vb.) ile bunların emeklileri ve bakmakla yükümlü oldukları hak sahipleri bakımından durum tamamen farklıdır. Mülga 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olan bu kişiler yönünden Danıştay ve Uyuşmazlık Mahkemesi’nin yerleşik içtihatları gereğince SGK’nın ret işlemlerine karşı açılacak davalarda görevli yargı kolu İDARE MAHKEMESİ‘dir.

İdare Mahkemesi’nde açılacak davalarda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) hükümleri uygulanır. İdari yargıda adli yargıdaki “ihtiyati tedbir” müessesesi bulunmaz; bunun yerine İYUK m. 27 uyarınca Yürütmenin Durdurulması (YD) talep edilir. Yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması şartlarının birlikte gerçekleşmesi aranır.

⚠️ Görevsizlik Kararının Hayati Tehlikesi

5434 sayılı Kanun kapsamındaki bir memur veya memur emeklisi adına İş Mahkemesinde dava açılması halinde, mahkeme haftalar sonra görevsizlik kararı vermekte; dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesi veya Uyuşmazlık Mahkemesi süreçleri aylarca sürebilmektedir. Bu süre zarfında hasta ilacına erişememekte ve tedavi aksamaktadır. Bu nedenle sigortalılık başlangıç ve statüsünün dava öncesinde uzman bir hukukçu tarafından hatasız analiz edilmesi hayati önem taşır.

Yetkili Mahkemenin Tayini

Dava; davacı kanser hastasının ikametgahının bulunduğu yerdeki İş veya İdare Mahkemesinde açılabileceği gibi, davalı SGK Başkanlığı’nın veya ret işlemini tesis eden SGK İl Müdürlüğü / SSGM’nin bulunduğu yer mahkemesinde de açılabilir. Örneğin İstanbul Anadolu yakasında ikamet eden bir hasta için yetkili merci İstanbul Anadolu İş Mahkemesi (veya memuriyet durumuna göre İstanbul İdare Mahkemeleri) iken; Avrupa yakası için Çağlayan veya Bakırköy Mahkemeleri, Ankara için ise Ankara İş veya İdare Mahkemeleri yetkilidir.

İhtiyati Tedbir ve Yürütmenin Durdurulması Taleplerinin Hukuki Niteliği

Kanser davalarının olağan yargılama süreci (bilirkişi incelemeleri, kurum kayıtlarının celbi, tensip, duruşmalar ve istinaf aşamaları) aylar sürebilmektedir. Oysa metastatik veya ileri evre bir kanser hastasının 21 günlük tek bir tedavi kürünü dahi aksatması hastalığın hızla yayılmasına (metastaz) ve geri dönülemez klinik tablolara yol açabilir.

Bu sebeple yargılama sonuçlanıncaya kadar hastanın ilacını kesintisiz ve ücretsiz alabilmesini sağlayan geçici hukuki koruma tedbirleri davanın en kritik aşamasıdır:

1. İş Mahkemelerinde Teminatsız İhtiyati Tedbir (HMK m. 389 & m. 392/1)

İş Mahkemelerinde HMK m. 389 uyarınca gecikmesinde sakınca bulunan hal ve yaşam hakkının tehlikeye girmesi gerekçesiyle tensip aşamasında (genellikle dava açılışını takip eden günlerde) ihtiyati tedbir talep edilir. HMK m. 392/1 gereğince talep resmi belgelere (TİTCK onayı ve Onkoloji Sağlık Kurulu Raporu) dayandığından, mahkemelerden teminat şartı aranmaksızın teminatsız tedbir kararı verilmesi talep edilir.

2. İdare Mahkemelerinde Yürütmenin Durdurulması (İYUK m. 27)

5434 sayılı Kanun kapsamındaki memurlar için İdare Mahkemesinde açılan davalarda ise SGK’nın ret işleminin yürütülmesinin durdurulması istenir. Tedavinin aksamasının yaşam hakkı bakımından doğrudan telafisi imkansız zarar doğuracağı açık olduğundan, idarenin savunması beklenmeksizin veya savunma süresi kısaltılarak ivedi YD kararı verilmesi amaçlanır.

3. Kararın Kapsamı: Süreklilik ve Sıfır Katkı Payı

Uygulamada yapılan en büyük hatalardan biri, tedbir veya yürütmenin durdurulması talebinin “yalnızca 1 kutu veya 1 kür” ile sınırlı tutulmasıdır. Bu durum hastanın her kürde yeniden mahkemeye başvurmasına yol açar. Kararın; “tedavi süresince, hekimce uygun görüldüğü ve TİTCK onayı yenilendiği müddetçe kesintisiz ve hiçbir fark veya katkı payı alınmaksızın Medula sistemine işletilmesi” şeklinde talep edilmesi şarttır.

Ödenen İlaç Bedellerinin Geri Alınması (İstirdat ve Tam Yargı Davası)

SGK ret kararı verdikten sonra mahkeme kararına kadar geçen sürede hastalar tedaviyi aksatamadıkları için ilk birkaç kürü kendi imkanlarıyla, borçlanarak satın almak zorunda kalmaktadır. Açılacak davada sadece geleceğe yönelik ilacın karşılanması değil, hastanın cebinden ödediği meblağların tahsili de talep edilmelidir:

  • İş Mahkemelerinde: Cebren ödenen fatura tutarları için İstirdat (Geri Alma) Davası açılır.
  • İdare Mahkemelerinde: İptal davası ile birlikte idarenin hukuka aykırı işlemi sebebiyle uğranılan maddi zararın tazmini için Tam Yargı Davası açılır.

Ödenen bedellerin eksiksiz geri alınabilmesi için; eczane satış faturalarının (hasta adı, T.C. kimlik no, ilaç adı ve tutarı belirtilmiş şekilde), e-reçetelerin, ilaç karekod dökümlerinin ve hastaneye teslim edilerek uygulandığını gösteren Durum Bildirir Rapor Formlarının dosyaya sunulması zorunludur. Mahkemelerce bu belgeler incelenerek fatura tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte Kurumdan tahsiline karar verilebilmektedir.

Yargı Kriterleri Karşılaştırma Tablosu

Hukuki Ölçüt İş Mahkemesi Süreci (4/a, 4/b, Yeni 4/c) İdare Mahkemesi Süreci (Eski 5434 Memurlar)
Uygulanan Usul Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK). 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK).
Acil Koruma Müessesesi Teminatsız İhtiyati Tedbir (HMK m. 389 vd., m. 392/1). Yürütmenin Durdurulması – YD (İYUK m. 27).
Dava Türü ve Geçmiş Ödemeler İptal, tespit ve istirdat (sebepsiz zenginleşme) davası. İptal davası ve tazminat (tam yargı) davası.
SGK İdari Başvuru Şartı 7036 s. K. m. 4 uyarınca zorunlu başvuru. İYUK m. 10 veya m. 11 kapsamında zorunlu başvuru.
Kararın İcrası Mahkeme ara kararı ve tensip zaptı ile Medula provizyonu. İYUK m. 28 gereği 30 gün beklenmeksizin ivedi uygulama.

Kanser İlacı Davasında Dilekçe Stratejisi ve Yapılan 5 Kritik Usul Hatası

İnternet ortamında paylaşılan genel geçer, matbu dilekçe örnekleri kopyalanarak açılan davalarda vatandaşların en sık karşılaştığı durum davanın reddedilmesi veya usuli eksiklikler sebebiyle aylarca sürüncemede kalmasıdır. Kanser davalarında yapılan 5 kritik hata şunlardır:

  1. Görevli Mahkemenin Karıştırılması: Hastanın sigortalılık geçmişi ve kamu görevine başlangıç tarihi incelenmeksizin, memur olan bir hasta için İş Mahkemesinde veya SSK’lı bir hasta için İdare Mahkemesinde dava açılarak aylar sürecek bir görevsizlik uyuşmazlığına sebebiyet verilmesi.
  2. Talep Dilinin Medula Sistemine Uyarlanmaması: Sadece soyut bir “ilacın karşılanması” talebinde bulunulup, kararın Medula eczane provizyon sistemine derhal girilmesi ve tedavi boyunca kesintisiz katkı payı muafiyeti içerecek teknik dille kurulmaması nedeniyle SGK’nın kararı fiilen uygulamaması.
  3. Kombinasyon Protokollerinin Parçalanması: Örneğin hem immünoterapi hem de akıllı küçük molekül (kombine tedavi) reçete edilen hastalarda Kurumun bir ilacı Ankara’ya, diğerini başka bir birime sevk ederek süreci zamana yaymasına karşı tek dilekçede tedavi bütünlüğünün korunamaması.
  4. İdari Başvuru Sürelerinin ve Delil Tesliminin Atlanması: Kuruma yapılan KEP başvurusunun ret tebliği veya zımni ret süreleri beklenmeden ya da eksik evrakla dava açılarak davanın usulden reddi riskinin doğması.
  5. Geçmiş Fatura ve Faiz Taleplerinin Hatalı Kurgulanması: Eczane faturalarının ve hastaneye ilaç teslim tutanaklarının usulüne uygun sunulmaması sebebiyle yüz binlerce liralık geçmiş ödemenin faizsiz kalması veya istirdat talebinin usulden reddedilmesi.

Kanser ilacı davaları, şablon dilekçelerle yürütülemeyecek kadar hassas, tıbbi raporların hukuki delile dönüştürülmesini ve sıkı bir bürokratik takibi gerektiren özel uzmanlık alanıdır. Her hastanın kanser evresi, genetik mutasyonları, reçete edilen molekülün ruhsat durumu ve sigortalılık statüsü farklı bir hukuki strateji gerektirmektedir.

Kanser İlaçlarının Yargı Yoluyla Temini ve Hukuki Danışmanlık

Onkoloji hekimince reçete edilen akıllı ilaç veya immünoterapinin SGK tarafından karşılanmaması halinde; hastanın sigortalılık statüsüne uygun görevli mahkemede ivedi yargısal koruma (ihtiyati tedbir veya yürütmenin durdurulması) davası ikame edilmelidir. Tıbbi kurul raporlarınız ve kurum ret kararlarınız kapsamında hukuki danışmanlık almak veya dava sürecini başlatmak için büromuzla telefon veya WhatsApp üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1. SGK kanser ilacı davası ne kadar sürer ve tedbir kararı ne zaman verilir?

Davanın esastan sonuçlanması mahkemelerin iş yükü ve bilirkişi süreçlerine bağlı olarak ortalama birkaç ay sürebilmektedir. Ancak kanser hastaları için asıl can alıcı aşama ihtiyati tedbir veya yürütmenin durdurulmasıdır. Eksiksiz hazırlanmış bir başvuru ile mahkemeler dosyanın aciliyetini ve yaşam hakkını gözeterek genellikle duruşma günü dahi beklenmeksizin tensip aşamasında ivedilikle inceleme yapmaktadır.

2. Kanser ilacı davasında ihtiyati tedbir için teminat yatırmak zorunlu mudur?

Hayır. HMK m. 392/1 uyarınca talep resmi bir belgeye dayanıyorsa mahkeme teminat gösterilmemesine karar verebilir. Sağlık Bakanlığı TİTCK onayı ve Onkoloji Sağlık Kurulu Raporu resmi belge niteliğindedir. Yaşam hakkının üstünlüğü gözetilerek İş Mahkemelerinde teminatsız tedbir kararı verilmesi yönünde yerleşik bir uygulama bulunmaktadır.

3. Daha önce kendi cebimden ödediğim kanser ilacı paralarını SGK’dan geri alabilir miyim?

Evet. Tedavi devam ederken hastanın kendi bütçesinden karşıladığı ilaç faturaları, açılan davada istirdat (veya idari yargıda tam yargı) talebi olarak Kurumdan talep edilir. Eczane faturaları, e-reçeteler ve hastaneye teslim tutanakları dosyaya sunulduğunda, mahkeme bu bedellerin fatura ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle Kurumdan tahsiline karar verebilmektedir.

4. Devlet memurları ve memur emeklileri için dava hangi mahkemede açılır?

Ekim 2008 öncesinde memuriyete başlayan 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu kapsamındaki kamu görevlileri ve memur emeklileri yönünden Danıştay ve Uyuşmazlık Mahkemesi kararları gereğince görevli yer İdare Mahkemesi‘dir. SSK (4/a), Bağ-Kur (4/b) ve 2008 sonrası ilk defa memur olanlar yönünden ise görevli yer İş Mahkemesi‘dir.

5. TİTCK endikasyon dışı ilaç kullanım onayı olmadan dava açılabilir mi?

Ruhsatsız veya ilgili kanser türünde prospektüs endikasyonu bulunmayan akıllı moleküller yönünden TİTCK onayı bulunmadığında, mahkemenin ivedilikle geçici koruma kararı vermesi güçleşmektedir. TİTCK onayı ilacın hastada tıbben gerekli olduğunun resmi belgesidir. Onay olmaksızın açılan davalarda mahkeme dosyayı bilirkişiye sevk etmekte ve bu durum haftalarca zaman kaybına neden olmaktadır.

6. SGK’ya dava öncesinde yazılı başvuru yapmak zorunlu mudur?

Evet. Hem İş Mahkemeleri mevzuatı (7036 s. K. m. 4) hem de İdari Yargılama Usulü Kanunu gereğince dava açılmadan önce SGK’ya resmi idari başvuru yapılması zorunlu bir dava şartıdır. Başvurunun zaman ispatı bakımından KEP veya iadeli taahhütlü posta ile yapılması gerekir.

7. Dava devam ederken ilacın dozu değişirse veya yeni bir akıllı ilaç eklenirse ne yapılır?

Kombinasyon tedavilerinde yeni bir molekül eklenmesi halinde; güncel Sağlık Kurulu Raporu ve yeni TİTCK onayı ile birlikte mahkemeye ek beyan ve talep dilekçesi sunulur. Mahkeme yeni deliller doğrultusunda mevcut tedbir veya yürütmenin durdurulması kararının kapsamını genişleterek yeni ilacın da karşılanmasına karar verebilmektedir.

Kanser hastalarının hak arama mücadelesi ve sağlık hukuku kapsamındaki tüm uyuşmazlıklar hakkında detaylı kurumsal bilgi edinmek için İstanbul avukat ve hukuki danışmanlık rehberimizi inceleyebilir, İş Mahkemesi yargılama usullerine dair teknik detaylar için iş hukuku ve kısmi alacak davası rehberimize göz atabilir veya dosyanızın incelenmesi için doğrudan iletişim sayfamız üzerinden randevu oluşturabilirsiniz.

Ateş & Otlu Hukuk Bürosu - Makale Yazarı