- 12. Yargı Paketi (7589 Sayılı Kanun) ile Yapılan Tarihi Değişikliğin Hukuki Gerekçesi
- Yeni HMK m. 109/4 Hükmü Neler Getirdi? Kısmi Davada Yeni Usul Rejimi
- Karşılaştırmalı Hukuki Tablo: Mülga HMK 107 ile Güncel HMK 109/4 Farkları
- Derdest Davalarda Geçiş Hükümleri (31 Temmuz 2026 Öncesi Açılan Dosyalar)
- Görevli ve Yetkili Mahkemenin Belirlenmesi (İstanbul Anadolu Adalet Sarayı ve Bölge Adliyeleri)
- Dava Harçları ve Masraf Avantajı Nasıl İşler?
- HMK m. 109 Kapsamında Örnek Kısmi Alacak Dava Dilekçesi
- Bilirkişi Raporu Sonrası HMK m. 109/4 Özel Talep Artırım Dilekçesi
- Sıkça Sorulan Sorular
HMK m. 109/4 Kısmi Dava ve Yeni Talep Artırımı
Kısmi alacak davası, alacaklının aynı hukuki sebepten doğan ve bölünebilir nitelikteki para veya tazminat alacağının yalnızca bir kısmını dava konusu yaptığı medeni usul hukuku yoludur (6100 sayılı HMK m. 109). 16 Temmuz 2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesinde yer alan “belirsiz alacak davası” kurumu pozitif Türk hukukundan tamamen yürürlükten kaldırılmıştır. Bu yasal reformla birlikte HMK m. 109 hükmüne 4. fıkra (HMK m. 109/4) eklenmiş; davacıya tahkikat sonuçlanıncaya kadar ıslah koşullarına ve sınırlamalarına tabi olmaksızın tek seferlik talep artırım dilekçesi sunma hakkı tanınmıştır. En hayati kanuni güvence olarak ise artırılan bakiye miktar bakımından zamanaşımının artırım tarihinde değil, ilk davanın açıldığı tarihte kesilmiş sayılacağı açıkça hükme bağlanmıştır.
Türk medeni usul hukukunda alacak davalarının açılış ve yürütülüş biçimi, 7589 sayılı Kanun ile köklü bir paradigma değişimine uğramıştır. 2011 yılından itibaren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesi kapsamında açılan belirsiz alacak davaları; özellikle işçilik alacakları, trafik kazası kaynaklı bedensel zararlar, destekten yoksun kalma tazminatları ve ticari uyuşmazlıklarda “alacağın belirli mi yoksa belirsiz mi olduğu” ekseninde bitmek bilmeyen usul tartışmalarına yol açmıştır. On binlerce dava, esasa dahi girilmeksizin “hukuki yarar yokluğu” gerekçesiyle usulden reddedilmiş ve hak sahipleri hem ağır dava masraflarıyla karşılaşmış hem de zamanaşımı sürelerinin dolması riskiyle mağduriyet yaşamıştır.
Kanun koyucu, yargı organları arasındaki içtihat karmaşasını sonlandırmak ve mahkemeye erişim hakkını pekiştirmek amacıyla 7589 sayılı Kanun’un 19. maddesi ile HMK m. 107’yi bütünüyle mülga kılmış; belirsiz alacak davasının sağladığı zamanaşımı koruması ile harç avantajını doğrudan HMK m. 109 Kısmi Alacak Davası bünyesine entegre etmiştir. Bu rehberde; yeni yasal rejimin işleyişi, zamanaşımının kesilme anı, dava açmadan önceki arabuluculuk şartı, İstanbul Anadolu Adalet Sarayı yargı çevresinde görevli ve yetkili mahkemelerin belirlenmesi ile adliyelerde birebir kullanılacak eksiksiz dava ve talep artırım dilekçesi şablonları ele alınmaktadır.
12. Yargı Paketi (7589 Sayılı Kanun) ile Yapılan Tarihi Değişikliğin Hukuki Gerekçesi
6100 sayılı HMK’nın ilk yürürlüğe girdiği dönemde usul sistemimize kazandırılan belirsiz alacak davası, alacaklının davanın açıldığı anda alacağın tam miktarını belirleyemediği veya belirlemesinin kendisinden beklenemeyeceği hallerde başvurulan istisnai bir kurum olarak tasarlanmıştı. Ancak yargı uygulamasında bu kurum beklenenin tam aksine bir usul tuzağına dönüşmüştür:
- Hukuki Yarar (HMK m. 114/1-h) Engeli: İş davalarında işverenin tuttuğu özlük dosyası, puantaj ve bordro kayıtlarına dayanılarak kıdem tazminatı veya fazla mesai alacaklarının “belirli” olduğu kabul edilmiş; açılan belirsiz alacak davaları HMK m. 114/1-h uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddedilmiştir.
- Katı İçtihat Ayrışmaları: Bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay hukuk daireleri arasında hangi alacağın kısmi, hangi alacağın belirsiz alacak davasına konu edilebileceği konusunda yeknesak bir uygulama kurulamamış, vatandaşların hak arama özgürlüğü ciddi biçimde zedelenmiştir.
- Zamanaşımı Tuzakları: Dava usulden reddedildiğinde veya kısmi davaya dönüştürülmeye çalışıldığında geçen yargılama süresi boyunca bakiye alacaklar zamanaşımına uğramış, telafisi imkansız hak kayıpları doğmuştur.
Bu kronik tıkanıklığı ortadan kaldırmak için yasama organı, 7589 sayılı Kanun m. 19 ile HMK m. 107’yi ilga ederek kurumun varlığına son vermiştir. Aynı kanunun 20. maddesiyle de HMK m. 109 hükmü genişletilerek davacıya hem harç tasarrufu hem de mutlak zamanaşımı zırhı sağlanmıştır.
Yeni HMK m. 109/4 Hükmü Neler Getirdi? Kısmi Davada Yeni Usul Rejimi
HMK m. 109 hükmüne eklenen 4. fıkra şu açık metni içermektedir:
“Davacı, alacağının sadece bir kısmını dava ettiği hâllerde, dava konusunu tahkikat sona erinceye kadar iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın bir defaya mahsus olmak üzere artırabilir. Bu durumda artırılan kısım bakımından zamanaşımı, davanın açıldığı tarihte kesilmiş sayılır.”
Bu fıkranın yürürlüğe girmesiyle birlikte yargılama pratiğinde şu temel kazanımlar hayata geçmiştir:
- Islah Harcına ve Prosedürüne Tabi Olmayan Özel Talep Artırımı: Klasik kısmi davalarda alacak miktarını yükseltmek için HMK m. 176 vd. uyarınca “ıslah” yoluna başvurulması gerekmekteydi. Islah kurumu tek seferlik bir usul işlemi olup harçlandırılması ve şekil şartları oldukça katı kurallara bağlıydı. HMK m. 109/4 ile getirilen talep artırımı, ıslah kurumundan tamamen bağımsız, özel bir usul hakkıdır. Davacı ıslah hakkını harcamaksızın doğrudan bu fıkraya dayanarak talebini artırabilmektedir.
- Zamanaşımının Dava Tarihine Geri Yürümesi (Geriye Etkili Kesilme): Klasik kısmi davada en büyük risk, ıslah ile artırılan bakiye miktar bakımından zamanaşımının ancak ıslah dilekçesinin verildiği tarihte kesilmesiydi. Yargılama 2-3 yıl sürdüğünde, 5 yıllık veya 1 yıllık zamanaşımına tabi işçilik ya da haksız fiil alacakları ıslah anında zamanaşımına uğramaktaydı. HMK m. 109/4 bu adaletsizliği kökünden çözmüş; artırılan kısım yönünden de zamanaşımının davanın ilk açıldığı günde kesilmiş sayılacağını emretmiştir. Karşı tarafın zamanaşımı def’i ileri sürme imkânı kanunen ortadan kalkmıştır.
- Usulden Ret Tehlikesinin Sıfırlanması: Artık mahkemelerin “Bu alacak belirlenebilirdi, neden kısmi dava açtın?” diyerek davayı reddetme yetkisi bulunmamaktadır. Alacağın bölünebilir olması kısmi dava açılması için tek başına yeterlidir.
Karşılaştırmalı Hukuki Tablo: Mülga HMK 107 ile Güncel HMK 109/4 Farkları
| Usul Hukuku Parametresi | Mülga Belirsiz Alacak Davası (HMK m. 107) | Yeni Kısmi Alacak Rejimi (HMK m. 109/4 – 7589 s. K.) |
|---|---|---|
| Pozitif Hukuktaki Durum | 31 Temmuz 2026 itibarıyla YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILDI | YÜRÜRLÜKTE (Tek ve Genel Dava Yolu) |
| Hukuki Yarar Denetimi Riski | Yüksek (HMK 114/1-h usulden ret riski mevcuttu) | SIFIR (Bölünebilir her para alacağında doğrudan açılır) |
| Talebin Artırılması Yöntemi | Mülga m. 107/2 Bedel Artırım Dilekçesi | HMK m. 109/4 Özel Talep Artırım Dilekçesi (Islahsız) |
| Zamanaşımının Kesilme Anı | Tüm alacak için dava açılış anında kesilirdi | Artırılan kısım dahil DAVA AÇILIŞ TARİHİNDE kesilir |
| Başlangıç Dava Harcı | Geçici miktar üzerinden asgari peşin nispi harç | Kısmi miktar üzerinden asgari peşin harç (Aynı Tasarruf) |
| Tahkikat Süresi Kısıtlaması | Bilirkişi raporu sonrası tahkikat bitmeden | Tahkikat sona erinceye kadar bir defaya mahsus |
Derdest Davalarda Geçiş Hükümleri (31 Temmuz 2026 Öncesi Açılan Dosyalar)
Kanunların geriye yürümezliği ve usul kurallarının derhal uygulanabilirliği ilkeleri çerçevesinde 7589 sayılı Kanun’da özel geçiş hükümleri tanzim edilmiştir. Buna göre:
31 Temmuz 2026 tarihinden önce açılmış bulunan ve henüz kesin hükme bağlanmamış (derdest) belirsiz alacak davaları, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan mülga HMK m. 107 hükümlerine göre görülmeye devam eder. Bu dosyalarda davacılar, bilirkişi raporunun sunulmasının ardından eski usule göre mülga m. 107/2 uyarınca bedel artırım dilekçesi verebilecek ve yargılama eski statüde tamamlanacaktır. Ancak 31 Temmuz 2026 tarihi ve sonrasında açılan tüm yeni davalar, istisnasız olarak HMK m. 109 Kısmi Dava hükümlerine tabidir.
Görevli ve Yetkili Mahkemenin Belirlenmesi (İstanbul Anadolu Adalet Sarayı ve Bölge Adliyeleri)
Kısmi alacak davasının doğru mahkemede ikame edilmesi, usul ekonomisi ve yetkisizlik/görevsizlik kararlarıyla vakit kaybedilmemesi açısından zorunludur. Uyuşmazlığın hukuki niteliğine göre mahkeme belirlemesi şu kurallarla yapılır:
1. İş Hukuku Uyuşmazlıklarında (Kıdem, İhbar, Fazla Mesai, İzin)
İşçi ve işveren arasındaki hizmet sözleşmesinden doğan alacak davalarında 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 5 uyarınca İş Mahkemeleri görevlidir. İstanbul Anadolu yakasında (Kartal, Maltepe, Kadıköy, Ataşehir, Ümraniye, Pendik, Tuzla, Sultanbeyli, Sancaktepe, Beykoz, Çekmeköy, Şile) yer alan işyeri veya ikametgahlarda yetkili merci İstanbul Anadolu İş Mahkemeleri (İstanbul Anadolu Adalet Sarayı – Kartal)‘dir.
Detaylı iş hukuku süreçleri, kıdem ve ihbar tazminatı hesaplama yöntemleri için İş Hukuku sayfamızı inceleyebilirsiniz.
2. Dava Şartı Arabuluculuk Zorunluluğu (7036 s. K. m. 3 / 6325 s. K. m. 18/A)
İşçilik ve ticari alacaklara ilişkin kısmi dava açılmadan önce arabuluculuk bürosuna başvurulması dava şartıdır. Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığına ilişkin düzenlenen “Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı” aslı veya onaylı sureti dava dilekçesine eklenmek zorundadır. Aksi takdirde dava, HMK m. 115/2 gereğince dava şartı yokluğundan esasa girilmeden reddedilir.
3. Haksız Fiil ve Tazminat Uyuşmazlıklarında (Trafik Kazası, Bedensel Zarar, Cismani Zarar)
Trafik kazalarından, haksız fiilden veya sözleşme ihlallerinden doğan maddi tazminat davalarında 6100 sayılı HMK m. 2 uyarınca genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi‘dir. Yetki ise HMK m. 6 genel yetki (davalının ikametgahı) veya HMK m. 16 özel yetki (haksız fiilin işlendiği yer ya da zararın meydana geldiği yer veya zarar görenin yerleşim yeri) kurallarına göre belirlenir. İstanbul Anadolu yakasında yetkili merci İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemeleri‘dir.
Haksız fiil, trafik kazası ve tazminat davaları hakkında detaylı bilgi için İstanbul Avukatlık ve Hukuki Danışmanlık Rehberi sayfamıza göz atabilirsiniz.
4. Ticari Alacak ve Şirket Uyuşmazlıklarında
Her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklarda 6102 sayılı TTK m. 4 ve m. 5 uyarınca Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir. İstanbul Anadolu Adalet Sarayı bünyesinde yer alan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri nezdinde açılacak davalarda TTK m. 5/A uyarınca arabuluculuk tamamlanmış olmalıdır.
Şirketler ve ticari alacaklar için Ticaret Hukuku faaliyet alanımızı ziyaret edebilirsiniz.
Dava Harçları ve Masraf Avantajı Nasıl İşler?
Kısmi dava açmanın en büyük ekonomik avantajı, dava başlangıcında mahkeme veznesine yatırılacak peşin nispi karar ve ilam harcının asgari düzeyde kalmasıdır. 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca nispi harca tabi davalarda dava değerinin binde 68,31’inin 1/4’ü peşin olarak tahsil edilir.
- Örneğin 1.000.000 TL tutarındaki bir tazminat alacağı tam dava olarak açılsaydı, dava başında yaklaşık 17.077 TL peşin harç yatırılması gerekecekti.
- HMK m. 109 uyarınca dava başlangıçta 10.000 TL kısmi değerle ikame edildiğinde peşin harç yalnızca yaklaşık 171 TL olmaktadır.
- Alacak miktarı tahkikat neticesinde bilirkişi raporuyla 1.000.000 TL olarak hesaplandığında, davacı HMK m. 109/4 uyarınca talep artırım dilekçesi vererek bakiye harcı tamamlamaktadır. Bu sayede davacı dava başlangıcında fahiş harç yükü altına girmemektedir.
HMK m. 109 Kapsamında Örnek Kısmi Alacak Dava Dilekçesi
Aşağıda, 7589 sayılı Kanun ile yürürlüğe giren yeni usul rejimine ve HMK m. 109/4 talep artırımı güvencesine tam uyumlu, resmi mahkeme formatında hazırlanmış kısmi dava dilekçesi şablonu yer almaktadır:
(Asliye Hukuk veya Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla Açılacak Davalarda İlgili Mahkeme Adı Yazılmalıdır)
| DAVACI: | [Adı Soyadı – T.C. Kimlik No] – [İkametgah Adresi] |
| VEKİLLERİ: | Av. Muhammed Furkan Otlu & Av. Ebru Nur Ateş Otlu Ateş & Otlu Hukuk Bürosu – Cevizli Mah. Zaferli Sk. No: 3/12 Maltepe / İstanbul |
| DAVALI: | [Davalı Şirket Unvanı / Gerçek Kişi Adı – MERSİS/VKN/TCKN] – [Adresi] |
| DAVA KONUSU: | Fazlaya ilişkin talep, dava ve ıslah haklarımız ile 7589 sayılı Kanun m. 20 ile eklenen 6100 sayılı HMK m. 109/4 uyarınca talep artırımı haklarımız saklı kalmak kaydıyla; şimdilik kısmi alacak olarak [10.000,00] TL işçilik alacağının yasal/en yüksek banka mevduat faizleriyle birlikte davalıdan tahsili talebidir (KISMİ ALACAK DAVASIDIR). |
| HARCA ESAS DEĞER: | 10.000,00 TL (Kısmi Harca Esas Tutar – Fazlaya İlişkin Haklar Saklıdır) |
| ARABULUCULUK DOSYA NO: | İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu [Büro Dosya No: 2026/…., Arabuluculuk No: 2026/….], Son Tutanak Düzenleme Tarihi: [GG/AA/YYYY] |
1. MÜVEKKİLİN ÇALIŞMA DÖNEMİ VE HUKUKİ İLİŞKİ:
Müvekkil [Davacı Adı], davalı şirkete ait işyerinde [İşe Başlama Tarihi] ile [İşten Ayrılış Tarihi] tarihleri arasında kesintisiz olarak [Görev/Unvan] sıfatıyla çalışmıştır. Müvekkilin son net aylık ücreti [Tutar] TL olup; yol, yemek ve prim gibi yan haklarla birlikte giydirilmiş brüt ücreti [Tutar] TL seviyesindedir.
2. İŞ SÖZLEŞMESİNİN FESHİ VE HAK EDİŞLER:
İş sözleşmesi [İşveren tarafından haksız feshedilmiş / Müvekkil tarafından 4857 sayılı İş Kanunu m. 24/II gereğince haklı nedenle feshedilmiştir]. Fesih sonrasında müvekkile hak kazandığı kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücretleri, ulusal bayram ve genel tatil (UBGT) alacakları ile kullanılmayan yıllık izin ücretleri ödenmemiştir.
3. DAVA ŞARTI ARABULUCULUK SÜRECİ:
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3 ve 6325 sayılı Kanun m. 18/A uyarınca arabuluculuk bürosuna başvurulmuş; ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamamış ve ekte sunulan [Tarih] tarihli “Anlaşamama Son Tutanağı” tanzim edilmiştir. Yasal dava şartı eksiksiz tamamlanmıştır.
4. YENİ YASAL REJİM VE HMK m. 109 UYARINCA KISMİ DAVA ZORUNLULUĞU:
16 Temmuz 2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun m. 19 ile 6100 sayılı HMK m. 107 belirsiz alacak davası kaldırılmıştır. Uyuşmazlığa konu işçilik alacaklarımızın bölünebilir nitelikte olması sebebiyle işbu dava, 6100 sayılı HMK m. 109 gereğince KISMİ ALACAK DAVASI olarak ikame edilmiştir.
5. HMK m. 109/4 TALEP ARTIRIMI VE ZAMANAŞIMI KORUMASI:
Davalı nezdindeki özlük kayıtları, mesai puantajları ve emsal ücret araştırması tamamlandıktan sonra mahkemenizce atanacak hesap bilirkişisi tarafından tanzim edilecek rapor ile alacak tutarımız kesinleşecektir. 7589 sayılı Kanun m. 20 ile eklenen 6100 sayılı HMK m. 109/4 amir hükmü gereğince bilirkişi raporunun tebliğinden sonra tahkikat bitmeden önce özel talep artırım dilekçesi verilecek olup; kanun gereği artırılan kısım yönünden zamanaşımının DAVA AÇILIŞ TARİHİNDE KESİLMİŞ SAYILACAĞI kanuni bir haktır.
6. KISMİ ALACAK KALEMLERİ VE TALEPLER:
Fazlaya ilişkin haklarımız ve talep artırım hakkımız saklı kalmak üzere şimdilik;
– Kıdem Tazminatı Alacağı için: 2.000,00 TL
– İhbar Tazminatı Alacağı için: 2.000,00 TL
– Fazla Çalışma (Fazla Mesai) Ücreti Alacağı için: 2.000,00 TL
– Ulusal Bayram ve Genel Tatil (UBGT) Alacağı için: 2.000,00 TL
– Yıllık Ücretli İzin Alacağı için: 2.000,00 TL
olmak üzere toplam 10.000,00 TL kısmi alacağın tahsilini talep etme zorunluluğu doğmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 109, m. 109/4 (7589 s. K. m. 20), 4857 sayılı İş Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, 6325 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat.
1. İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu Son Tutanağı aslı (Ektedir),
2. Davalı işyerinde bulunan müvekkile ait şahsi sicil ve özlük dosyası (Celbi talep olunur),
3. SGK tescil ve detaylı hizmet dökümü kayıtları (Celbi talep olunur),
4. Müvekkilin banka hesap hareketleri ve ücret ödeme kayıtları,
5. İlgili meslek odası ve sendikadan yaptırılacak emsal ücret araştırması müzekkeresi,
6. İşyeri giriş-çıkış kart kayıtları, puantaj ve mesai çizelgeleri,
7. Tanık anlatımları (Tanık listesi bilahare ibraz edilecektir),
8. Bilirkişi incelemesi (Aktüerya / Nitelikli İşçilik Hesap Uzmanı),
9. Yemin, isticvap ve ikamesi caiz her türlü yasal delil.
Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle; fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve ıslah haklarımız ile 6100 sayılı HMK m. 109/4 uyarınca talep artırımı haklarımız saklı kalmak kaydıyla;
1. Haklı davamızın KABULÜ ile,
2. Şimdilik kısmi dava konusu yapılan toplam 10.000,00 TL işçilik alacağının;
– Kıdem tazminatı bakımından fesih tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek banka faiziyle,
– İhbar tazminatı ve yıllık izin bakımından fesih/temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle,
– Fazla mesai ve UBGT alacakları bakımından dava tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek banka faiziyle,
birlikte davalıdan tahsiline ve müvekkile ödenmesine,
3. Yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine,
karar verilmesini bilvekale saygılarımızla arz ve talep ederiz. [Tarih]
Av. Muhammed Furkan Otlu & Av. Ebru Nur Ateş Otlu
[e-İmza]
Bilirkişi Raporu Sonrası HMK m. 109/4 Özel Talep Artırım Dilekçesi
Kısmi dava açıldıktan sonra mahkemece atanan bilirkişi raporu tebliğ edildiğinde, tahkikat bitmeden önce sunulacak tek seferlik resmi talep artırım dilekçesi formatı aşağıdadır:
| DOSYA ESAS NO: | 2026/[…] Esas |
| DAVACI: | [Adı Soyadı – T.C. Kimlik No] |
| VEKİLLERİ: | Av. Muhammed Furkan Otlu & Av. Ebru Nur Ateş Otlu Ateş & Otlu Hukuk Bürosu – Maltepe / İstanbul |
| DAVALI: | [Davalı Şirket Unvanı / Borçlu Adı] |
| KONU: | 6100 sayılı HMK m. 109/4 (7589 sayılı Kanun m. 20) uyarınca TALEP ARTIRIM DİLEKÇEMİZDİR. |
| İLK DAVA DEĞERİ: | 10.000,00 TL (Kısmi Dava Tutarı) |
| ARTIRILAN TUTAR: | [Örn: 240.000,00] TL |
| NİHAİ TALEP TUTARI: | [Örn: 250.000,00] TL |
1. BİLİRKİŞİ RAPORU TESPİTİ:
Sayın Mahkemenizin yukarıda esas numarası belirtilen derdest dava dosyasında, dosya kapsamındaki SGK kayıtları, banka dökümleri ve emsal ücret müzekkerelerine dayalı olarak hazırlanan [Tarih] havale tarihli bilirkişi raporu tarafımıza tebliğ edilmiştir. Rapor gerekçeli, denetime açık ve yerleşik içtihatlara tam uyumludur.
2. NİHAİ ALACAK HESAPLAMASI:
Bilirkişi raporuyla müvekkilimizin toplam işçilik alacağı brüt [250.000,00] TL olarak tespit edilmiştir. Dava dilekçesinde talep ettiğimiz 10.000,00 TL kısmi alacak düşüldüğünde, bakiye [240.000,00] TL tutarında artırıma konu alacağımız mevcuttur.
3. HMK m. 109/4 KANUNİ HAKKIN KULLANILMASI:
16 Temmuz 2026 kabul tarihli ve 7589 sayılı Kanun m. 20 ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 109’a eklenen 4. fıkra hükmü gereğince, tahkikat aşaması sonuçlanmadan önce yasal hakkımızı kullanarak dava değerimizi [240.000,00] TL artırıyor ve toplam [250.000,00] TL’ye yükseltiyoruz.
4. BAKİYE HARCIN YATIRILMASI:
Artırılan [240.000,00] TL üzerinden hesaplanan bakiye nispi peşin karar ve ilam harcı mahkeme veznesine yatırılmış olup harç tahsil makbuzu işbu dilekçemiz ekinde sunulmuştur.
5. ZAMANAŞIMI İHTARI (HMK m. 109/4):
HMK m. 109/4 amir hükmü gereğince: “Bu durumda artırılan kısım bakımından zamanaşımı, davanın açıldığı tarihte kesilmiş sayılır.” Dolayısıyla artırdığımız tutar yönünden zamanaşımı davanın ikame edildiği [Dava Açılış Tarihi] gününde kesilmiş sayılmaktadır. Davalı tarafın artırılan kısma yönelik olası zamanaşımı itirazlarının yasal dayanaktan yoksun olması sebebiyle reddi gerekmektedir.
Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle;
6100 sayılı HMK m. 109/4 uyarınca sunduğumuz işbu talep artırım dilekçemizin kabulü ile;
1. Kısmi davamızın artırılan toplam [250.000,00] TL üzerinden KABULÜNE,
2. Dava dilekçemizde talep edilen faiz türü ve faiz başlangıç tarihlerinin artırılan bu tutara da aynen teşmiline,
3. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine,
karar verilmesini bilvekale saygıyla arz ve talep ederiz. [Tarih]
Av. Muhammed Furkan Otlu & Av. Ebru Nur Ateş Otlu
[e-İmza]
Farklı hukuki uyuşmazlıklara ilişkin dilekçe ve itiraz formatları için Hukuki Dilekçeler Kütüphanemizi ziyaret edebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Belirsiz alacak davası (HMK 107) hangi kanunla yürürlükten kaldırıldı?
Belirsiz alacak davası, 16 Temmuz 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen ve kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen 7589 sayılı Kanun’un 19. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. Değişiklik 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Yeni HMK m. 109/4 düzenlemesi davacıya ne sağlamaktadır?
Yeni düzenleme ile davacıya, açtığı kısmi alacak davasında tahkikat sona erinceye kadar ıslah sınırlamalarına tabi olmaksızın bir defaya mahsus talep sonucunu artırma imkânı tanınmıştır. En önemli yenilik ise artırılan kısım için zamanaşımının davanın ilk açıldığı tarihte kesilmiş sayılmasıdır.
Kısmi davada talep artırımı için klasik ıslah yapmak zorunlu mudur?
Hayır. HMK m. 109/4 ile getirilen mekanizma özel bir usul hakkıdır. Davacı, HMK m. 176’da düzenlenen tek seferlik ıslah hakkını harcamaksızın doğrudan bu fıkraya dayalı talep artırım dilekçesiyle alacak miktarını yükseltebilmektedir.
Artırılan bakiye kısım için davalı taraf zamanaşımı itirazında bulunabilir mi?
Bulunamaz; bulunsa dahi mahkemece dinlenmez. HMK m. 109/4’ün emredici kuralı gereğince artırılan kısım yönünden de zamanaşımı ilk davanın açıldığı tarihte kesilmiş sayıldığından davalının zamanaşımı def’i yasal geçerlilik taşımaz.
31 Temmuz 2026 öncesinde açılmış derdest belirsiz alacak davaları ne olacak?
7589 sayılı Kanun’un geçici hükümleri uyarınca 31 Temmuz 2026 tarihinden önce açılmış bulunan belirsiz alacak davaları, davanın açıldığı tarihteki mülga HMK m. 107 hükümlerine göre görülmeye devam eder ve sonuçlandırılır.
İstanbul Anadolu Adalet Sarayı’nda kısmi dava açmadan önce arabuluculuk şart mıdır?
Evet. Dava konusu uyuşmazlık işçilik alacağı (7036 sayılı Kanun m. 3) veya ticari alacak (TTK m. 5/A) niteliğindeyse, dava açılmadan önce arabuluculuk bürosuna başvurulması ve anlaşamama son tutanağının dava dilekçesine eklenmesi dava şartıdır.
Talep artırım dilekçesi davanın hangi aşamasına kadar sunulabilir?
Talep artırım dilekçesi, bilirkişi raporunun dosyaya girmesi ve itirazların tamamlanmasının ardından mahkemenin tahkikat aşamasını sonlandırdığını bildirdiği celseye kadar verilebilir. Tahkikat sona erdikten sonra bu haktan yararlanılamaz.
Kısmi alacak davaları, talep artırımı ve güncel HMK usul süreçlerinde dosyanızın incelenmesi için İletişim Sayfamız üzerinden randevu oluşturabilirsiniz.